Tarih

US PAHASI

Rize’de sel felaketi olduğunda, üç bakan, üç ayrı özel jetle gitmişti. Devletlümüzün ise 2 tane özel uçağı var. Sarayı da var. Yazlık koyu da var. Ne haşmetli devletmişiz! Gel gör ki, koca ülkenin üç tane yangın söndürme uçağı var. Geçen sene de orman yangınları çıktı ve aynı şeyleri konuştuk. Bir sene geçmiş yine aynı şeyi konuşacağız, seneye de aynı şeyi konuşacağız. Ders almak için kaç asır geçmesi gerek? İnsan gibi yaşayabilmek için kaç bin insan daha felakete, teröre, akılsızlığa kurban gitmeli?

Falih Rıfkı, milletvekili iken maliye krizdedir, para bulamazlar. Falih Rıfkı da der ki:” ben çare bilirim.”

Maliyecilerin gözü parlar sonra der ki:”Geri kalmış ülkelere bizim Tanzimat’tan beri yazılmış tüm iktisat raporlarını altın ile satalım, bir daha para aramayız”

Hem şaka yapmıştır hem de halimizi çok güzel anlatmıştır. Bir ülke düşünün 40 senedir terörü, 200 senedir bekayı, 50 senedir enflasyonu, 200 senedir eğitim kalitesi konuşsun. Böyle bir ülke zor bulunur.

Ormanlar yandı veya kundaklandı. O bölgenin idari sorumlularından istifa eden var mı? Tutuklanan? Hiçbiri yok. Sınırdan mülteci yağıyor, hudut komutanları keyfinde, polisler keyfinde, İçişleri Bakanı da keyfinde.

Orman yanıyor, Tarım ve Ormancılık Bakanı da istifa etmiyor. Ülkede kaçak yapılaşma için kurban edilen ağaç sayısı da az değil. Teröristler kundakladı ise İçişleri Bakanı istifa etmiş midir?

Yetkiler sonsuz ve sınırsız, yetkisiz adam yetkisi dışında konuşuyor. Yetkili olan yetkisi hakkında konuşmuyor. Yetki ve güç sınırsız, sorumluluk ise sıfır.

Irak’ta bomba patlıyor, Irak Başbakanı en üst askeri sorumluyu tutuklatıyor, diyor ki ihmal var. Irak’ın başbakanını kıskanacağım aklıma gelmezdi.

Ülke bugün değil, 18 senedir bir yangının, cehennemin içinde.

Bu ülkenin insanları, cahillikten, geleneksel toplumdan, talandan dolayı kaçıyor.

İki gündür yaşanan şey, bu ülkenin kaderi veya doğa olayı değildir. İhmaller zinciridir. Geçen sene uçak yok diye topa tutulan bakanlık, bu sene de uçak almamış. Kıbrıs’a saray yapmaya, Erdoğan’a senede bir hafta duracağı yer için saraycık yapmaya para var, ormana yok, insanına yok.

Bir emekli ağlıyor, hüngür hüngür. Babam ağlasa dünyam yanar, 60 yaşında bir baba ağlıyor. Emekli, diyor ki evimi bir daha yapamam, emekliyim.

Devleti yokmuş gibi ağlıyor. Kimsesiz gibi ağlıyor.

Afgana, Suriyeliye ümit olmakla övünen hükumet bir Türk’e ümit olamamıştır. Niyetleri de yoktur.

Allah’ım bu felakette zerre payım yok. Tek vicdanımı rahatlatan bu cehennemi harlamamak, onları engelleyemek ise bana cehennemi yaşatmıştır.

Ben yazmaktan yoruldum. Çünkü dönüp dolaşıp aynı şeyleri konuşuyoruz.

Bir sene önce haberlere bakın, THK’yi pasifize ettiler dendi, 2021’e geldik durum yine aynı.

2022 de olsa aynı şeyi konuşacağız.

Ülke kısır bir döngü içine girmiş. Merkez Bankası Başkanı çıkmış her şeye yüzde 30 zam geldi diyor enflasyon ise yüzde 17 diyor.

Siyasal irade üstten alta şekillenir, üst pis olunca altın yapacağı bir şey olmuyor.

Halk da akılsız olunca, kuru ekmeğe şükür çeker oluyor.

Ülke felaketleri üst üste yaşıyor, ne kadar kızsam da bu ülkenin insanı seviyorum, umarım bir şekilde akıllanırız.

Yoksa eşeği kaybedenler, bulduğuna sevindirir.

Birleşik Krallık Sağlık Bakanı, sekreteri ile öpüştü, istifa etti. Bizim Sağlık Bakanı sosyal mesafesiz cenazeye, Ayasofya’da namaza katıldı. Utanmadı bile. Bakanlığına dezenfektan satan bakan soruşturma geçirmedi.

Bu bir terör eylemi olsa ne çıkar, bu bir küresel ısınma sorunu olsa ne çıkar.

PKK geçen sene de orman yaktı, bu sene de yaktı. Düşmanın işi zarar vermek, senim işin ise caydırmak, önlemek.

21 yerde yangın çıkıyor, ülkenin içinde 5 milyondan fazla mülteci var. Ekonomi deseniz batmış, bir yönetici çıkıyor diyor ki Suriyeliler giderse ekonomi batar, batmamış hali buysa batmışını yaşamamak için seri intihar edelim, en kötü cehenneme düşeriz belki tanrı insaf eder, bu adamlar zaten Türkiye’de cezasını çekti diye!

Bu kadar namussuz adam varken tanrı beni yakar mı diye düşünmeden edemiyorum.

Vergi deseniz en ağırlarını biz ödüyoruz, bedel diyorsanız en ağırlarını biz ödüyoruz.

Ne yapsam bilemedim, ne söylesem para etmiyor, ama sinirim, öfkem içimde kalmasın diyorum.

O köylülerin feryatları saraydakileri değil de bizi rahatsız ediyor.

Dünyaya ümit olacakmış, peh! Önce sen emekline en zor anında ümit ol da sonra dünyaya olursun.

İnsanlar her şeyini yitirdi, devletimiz şimdi onlara yüzde 19 faiz ile 6 ay ödemesiz kredi verir, bir şeycikleri kalmaz.

Hakettiğimiz buymuş demek.

Yıllarca Atatürk’ü, İnönü’yü yerden yere vuran halka az bile, Allah bir kez şans vermiş, ama onlar bu çorak topraklarda akıp gitmiş.

Diyeceklerim bundan ibaret.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir