Siyaset

YETMEMİŞ

2002’den beri nerede ise bir düzüne kaybetmiş olmak yetmemiş olsa gerek ki, kaybede kaybede kaybedenlerin şahı olmuş şahıs olan Kılıçdaroğlu, çatı aday olarak ‘’Cumhurbaşkanı’’ olmaya talip oluyor. Seçimlerde kaybetmesi halinde istifa edeceğini vaat ederek genel başkan sıfatını alan bu şahıs, bu enkazda tali aktördür. Bu ülke, bu halde ise failler kadar engel olamayanlar da müsebbiptir. 2018 Genel Seçimleri sırasında Cumhurbaşkanı adayı parti genel başkanı veya parti üyesi olamaz demişti. Şimdi ise ‘’cumhurbaşkanlığı’’ için parti rozeti ve genel başkan sıfatı ile meydana çıkıyor. Ülkeyi yönetecek prensipli adam da bu olsa gerek. En son Türkiye Raporu’nun anketine göre Erdoğan karşısında en az oy alan potansiyel aday Kılıçdaroğlu. Bu kadar mağlubiyet ve onursuzluk yetmemiş olsa gerek.


Kılıçdaroğlu’nun en ağır hakaretler ettiği Davutoğlu bir anda demokrasi kahramanı oldu. Davutoğlu, anayasayı ihlal etmiş biridir. Erdoğan’ın gölgesi altında başbakanlığı kabul etmiştir. Başkanlık Sistemi’ne evet demiş, kampanya yürütmüş birisi şimdi karşımıza melek olarak çıktı. Bugün Davutoğlu’nun farklı dediğine bakmayın. Erdoğan 2015 Genel Seçimleri sırasında ‘teşekkür ziyaretleri’ adı altında meydan meydan gezip Davutoğlu ile eşgüdümlü seçim kampanyası yürüttü. Beraber döşedikleri, tiranlık taşlarını kaldırmaya taliplermiş. Diktatörlük için çalış çabala şimdi parlamenter sistem istiyorum de ve kahraman ol. Referandum sırasında neden itiraz etmediniz?

Erdoğan güçlüydü, enflasyon yüzde 120 değildi değil mi? Bizim 20 senelik haklılığımız bu yamyamlara meze oldu. Davutoğlu, parti kurduktan sonra Akit TV’de ‘’CHP zihniyeti ile en çok mücadele eden kişi benim’’ diyordu. Bir sene geçmedi anketlerde yüzde 0,7 oy alan Davutoğlu ittifakın lideri gibi konuşmaya başladı. Yakında Bekir Bozdağlar da iktidar gemisi batarken bu partilere geçince tüm lekelerden kurtulur desenize. Bunca soygun ve talan yetmemiş olsa gerek. Ekmeleddin Faciasını başımıza Kılıçdaroğlu ve Bahçeli getirmişti. Tuttular Mısır’dan ’muhafazakârlardan oy alır’ diye Ekmeleddin İhsanoğlu’nı getirdiler. Herif şu an MHP milletvekili olarak siyasi hayatını sürdürüyor ve son seçimde Erdoğan’a oy vereceğini beyan etmişti.

)İşte böyle basiretli CHP yönetimi şimdi Kılıçdaroğlu’nu öne sürüyor. İnsan söylerken utanıyor. Yine çatı aday formülü ile karşımıza çıkıyorlar. Her parti genel başkanı aday olsun görelim boylarını, poslarını! Erdoğan’ın ilk turda seçilemeyeceği kesin iken millet ittifakı adayının da ilk turda seçilemeyeceği gerçeği de ortada. İkinci turda kim belirleyecek seçimi biliyor musunuz? HDP. Türkiye’yi mahkûm ettikleri gerçek bu.

HDP ve Kürtçü siyasetçiler senelerden beri ülkedeki siyasi kavgada belirleyici rolü elde etmeyi bekliyordu böylelikle her iki tarafa da kendi taleplerini kabul ettirmeyi planlıyordu. Başardılar, AKP ve MHP Öcalan ile Kürtçü siyaset geleneğini kendi yanına çekmeye çalışırken, Kılıçdaroğlu ise Demirtaş üzerinden Kürtçüleri kendisine oy vermeye ikna etmek istiyor. Biz Türkçülerin asla yapamayacağını bölücüler senelerdir tüm devletin baskısına rağmen başardı. Bir şekilde siyaset meydanına tutundular. Baraj hesabı yapmadılar. İktidar ve muhalefet arasındaki ihtilafta kendilerini bir çıkar grubu olarak gördüler. HDP’nin derdi Türkiye’nin sorunları değil, onların ajandası Kandil’in hedefleridir.

Bu yüzden bir lobi partisidir. HDP’nin mesela kalkınma, ekonomi gibi alanlarda sesi hiç çıkmaz. Umurlarında değildir çünkü. Amaçları bölücülüğe nefes aldırmak, bağımsızlık yolunda basamak döşemektir. Kılıçdaroğlu, ben çözerim diyor. Aday olduğu pozisyon T.C. Cumhurbaşkanlığı ve parlamenter sisteme dönüldüğü gün Kılıçdaroğlu-eğer seçilir ise- denge ve denetim mekanizması dışında hiçbir şey olmayacak. Buna rağmen vaat veriyor? Neyin vaadi? Parlamenter sistemde cumhurbaşkanları hangi yetkiye haiz de çözüm üretecek? Babacan ve Davutoğlu ise koalisyon protokolü istiyormuş. Yani diyorlar ki, bizim ilkelerimiz hükumetin programında olacak ve bizim adamlarımız hükumette olacak.

Sadullah Ergin’i yeniden Adalet Bakanı olarak görmeyi mideleri kaldıracak demek ki. Davutoğlu’nu da Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı yaparsınız. Dış politika eleştirileri getiriyorlar. İhvan siyasetinin takipçiliği bizzat Davutoğlu ve Erdoğan yapmıştır. Davutoğlu, ‘’Bizden habersiz Orta Doğu’da yaprak kıpırdamaz’’ dediği ‘muzaffer(!) günleri ne çabuk unutmuşuz.

Arap çöllerinde kaybettiğimiz vatan evlatları yetmemiş olsa gerek. İşgal altındaki toprağımız Süleyman Şah Davutoğlu ve Erdoğan’ın ederidir. Ne çabuk unuttuk. Ergenekon ve Balyoz Kumpası sırasında Adalet Bakanlığı yapan Sadullah Ergin’i unuttuk sanmışlar. Yolsuzluk davaları için verilen gensoruyu reddeden Davutoğlu ve Babacan şimdi hükumeti yolsuzluk ile suçluyor. Ve bu adamları kapsayan kırılgan ve gebe bir hükumeti ben niye destekleyeceğim? Kaldı ki, ikinci turda HDP’nin oyunu almayanın şansı da yok. Evet, ülkemizin düştüğü halin ufak bir özeti budur. Şimdi, benim gibi Türk milliyetçisi seçmeni yok sayarak, bizim rengimizi yok sayarak bir masa kurmuşlar, yeni Ekmeleddinlerini arıyorlar.

Masada herkes var, Türk milliyetçiliğini temsilen kimse yok. Davutoğlu’na ve Babacan’a sandalye olan masada bir sandalye İnce ve Özdağ’a vermemişler. İnce ve Özdağ bu rejime karı 20 senedir muhalif. İki günlük muhaliflere yer var elbette! İYİ Parti’ye şaşıyorum. Türk milliyetçisiyiz diye çıktıları yolda, yolda buldukları bir hukuk profesörünü Genel Başkan Yardımcısı yapmışlar. Prof. Dr. Bahadır ERDEM, 2012 yılında Fetullahçı Samanyolu Haber’de, ‘’Türklüğün’’ anayasada yeri olmadığını beyan ediyor.

Aynı kişi, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına İYİ Partinin itirazı yok diyor. Akıl almıyor. Bu Kılıçdaroğlu değil midir ki, geçen seçim Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı Adayı olarak öne sürmeye cüret eden? Akşener değil midir ki ilk tur herkes kendi adayı ile çıksın diyen? Ne oldu da strateji değişti? İYİ Parti’nin kendi parti programı, hedefleri, ilkeleri yok mu?

Eğer CHP ve İYİ Parti aynı ilkelere ve parti programına, aynı yönetim zihniyetine sahip ise neden ayrı parti olarak faaliyet gösteriyorlar? Birleşin. Farklı ise İYİ Parti, Kılıçdaroğlu’nun adaylığı karşısında ne alacak?-kazandı da alacağı kaldı- Babacan ve Davutoğlu gibi adamları yüzde 3-4 oyu ile yüzde 25’lik oya sahip CHP ile eşit hakka sahip olduğu bir koalisyonu CHP’nin yöneticileri, seçmeni, üyeleri nasıl kabul edebiliyor? Tüm partilerin hedefi iktidar olmak, en fazla temsili elde etmektir. Siyasetin doğasını yok ettiler. Demokrasinin temelinde toplumun tüm gruplarının istek ve arzularının eşit oy esasına göre temsili vardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir